Panel Tv'ler (Lcd / Plazma) Hakkında Kafası Karışık Olanlara Bilgiler

 

Herkesin panel tv’ler (Lcd ve plazma tv) çıktıktan sonra aklı karıştı. Yeni tv alacaklar, lcd mi, plazma tv mi yoksa hala tüplü tv mi almaları konusunda kararsızlar.

 

Mağazalarda da, satış temsilcileri, lcd/plazma ile tüplü televizyonlar arasındaki farkı doğru olarak anlatamıyorlar.

Zaten onlar bu işi ne kadar iyi biliyorlar ki? En tecrübeli olanı kaç senedir bu işi yapıyordur, o işle ilgili bir eğitimi var mıdır, yoksa kulaktan dolma sağdan soldan duyulan bilgilerle mi müşteriye bir şeyler anlatmaktalar.? Ya da hangi markayı hangi ürünü satmak istiyorlarsa tüketiciyi ona mı yönlendirirler o ürünün mü özelliklerini ön plana çıkarırlar.? Bunları iyi düşünmeliyiz, az buz paralar vermiyoruz.. Geçenlerde bir teknoloji mağazasına gittim, televizyonlara bakıyorum, karşımda 2006 yılının en iyi lcd tv ödülü almış televizyonu var Sony 32V2500, gerçekten de birinciliği hakeden bir televizyon ve 1 senedir hala onun yanına yaklaşacak bir televizyon üretilmemiş. Yanıma satış danışmanı geldi, bana bunu boşverin asıl şuna bakın diye başka bir tv gösterdi, bakıyorum hala Sony daha güzel gösteriyor ama bana o çocuk teknik değerlerden filan bahsediyor.. Dedim lütfen bana kontrasttan, çözünürlükten bahsetme, benim gözüme en iyi görüntüyü veren tv en iyi tv'dir. Karşımda duruyor zaten ikisi de hangisi iyi gösteriyorsa onu alırım rakamlar beni ilgilendirmez ve de işime yaramayacak özellik de bana boş gelir..

 

Ben bir teknoloji ürünü alacaksam kendim araştırırım, aylarca bile araştırdığım olur, ama sonunda gider paramın alabileceği en iyi ürünü alırım, özellikle elektronikte.

 

Bu yüzden uzun süredir araştırdığım, güncel duyuruları-modelleri takip ettiğim bu panel televizyonlar konusunda bildiklerimi herkesin anlayacağı dilde yazmaya çalıştım; belki birisine bir faydam olur. Bu yazı, kendi bilgilerim yanısıra donanimhaber.com forumları, plazma-lcd-tv.web.tr web sitesi, tv üretici firmalarının web sayfaları, teknoloji mağazalarının web sayfaları gibi internet sitelerinden de alınan bilgilerle derlenmiştir.

 

Panel Tv’ler Tüplü Tv’den Daha İyi Gösterir Evet Ama Hd Yayın Geldiğinde Şu An Değil

Panel (lcd ve plazma) tv’lerin gerçek değeri HD yayınların izlenmeye başlanmasıyla belli olacak. Peki HD yayın ne demek.

HD (High Defenition) Yayın:

Amerika ve Avrupa’da bazı televizyon kanallarının hayata geçirdiği HD yayın teknolojisi gözün gördüğüne en yakın görüntü büyüklüğü oranı olan 16:9 formatında görüntüyü veren yüksek çözünürlüklü yayına verilen isimdir.

16:9 derken şu kastedilir, ekran yukarıdan aşağıya 9 birimden oluşuyorsa soldan sağa da 16 birimden oluşur. Yani 9 satır 16 sütun diyebiliriz. Aslında tabi ki çok daha fazla satır ve sütundan oluşuyor ama anlaşılması için basitçe yazdım. Normal tüplü televizyonlarda ise bu oran 4:3'tür.

16:9 formattaki bir ekran dikdörtgen şeklinde yayın verir, sinema perdesi gibi yanlara doğru yayvan bir görüntü sunar. Bu da tüplü televizyonlardaki gibi dar değil daha geniş bir alanı görmemizi sağlar.

Biraz daha ayrıntıya girersek; bir lcd tv’nin özelliklerine baktığınızda görüntü çözünürlüğü 1366*768 veya 1920*1080 gibi ifadeler görürsünüz. Yani bu, ekrandaki her bir satır 1366 tane pikselden (piksel, sayısal görüntülerin en küçük parçasını oluşturur, ekran bu piksellerde kaplıdır, resim parçası anlamına gelen İngilizce picture ve element kelimelerinden oluşur) her bir sütun da 768 tane pikselden oluşuyor demektir.

Dijital fotoğraf makinelerindeki mantık da aynıdır. Mesela 6 megapiksel yani 6 milyon piksel çözünürlüklü bir makine olsun, bunun çekeceği görüntüde 2820 sütun ve 2100 satır vardır, ikisini çarparsak 2820 x 2100 = 5.922.000 eder. Bu da yaklaşık 6.000.000 piksel yani 6mp demektir. Bu rakamlar ne kadar fazla ise görüntüdeki ayrıntılar da o kadar fazla olur.

HD teknolojisi, yayıncılık anlayışının ulaştığı son noktalardan biri olarak kabul edilmektir. HD size daha kaliteli görüntü ve ses verir. HD yayınlara ulaşabilmek için gerek yayıncı kuruluş gerekse kullanıcı tarafından daha gelişmiş cihazlar kullanılması gerekmektedir.

HD size alışılmış televizyon standartlarının 3 – 4 katı daha kaliteli görüntü sunar. Şu an HD televizyonlarla ilgili en önemli problem, izleyicilerin bekledikleri görüntü kalitesini bulamamasıdır, bunun nedeni yüksek kalitede görüntü verme kapasitesi olan HD televizyonların şu an kullanılan daha düşük standarttaki SD yayınlarla kullanılmasıdır (şuan sağlanan SD yayınlar 720x576 formatında yayın yapıyor).

Klasik tüplü televizyonlarımızın görüntü büyüklüğü 4:3 başka bir ifadeyle 640x480 veya 720x576 pikseldir. Yani kareye yakındır. Şu anda HD yayın olmadığından Lcd tv’lerle izlediğimiz görüntüler gerçek boyutunda değildir, mesela insanlar şişman görünür, futbol sahası daha uzun görünür, futbol topu tam yuvarlak değil elips şeklinde görünür, bir otomobil sanki limuzinmiş gibi görünür. Çünkü antenlerimizin aldığı yayın 4:3 formatındadır ve televizyon 4:3 gelen yayını 16:9 ekrana, üstten ve alttan baskı yaparak sığdırır.

 

Dünyada kabul edilen üç adet özel yüksek çözünürlük standardı vardır. Bunlar 1080p, 1080i ve 720p diye adlandırılır.

1080p (full HD) maksimum HD kalitesini sağlar fakat şuan üretilmiş olan çoğu içeriklerin neredeyse tamamı 1080i ve 720p formatındadır. Bunlar da HD Ready bir tv ile rahatlıkla izlenebilir. 1080p içerikli yayını ise en iyi 1920*1080 çözünürlüklü yani full HD özellikli bir tv en düzgün şekilde verir.

               

HD yayın izlenmeye başlandığı zaman lcd veya plazma tv’lerdeki şimdiki gibi görüntü deformasyonları olmayacak, dikdörtgen şeklinde sinemadaki gibi geniş bir alanı göreceğiz, tüplü tv’deki gibi kareye yakın bir görüntü değil.

 

                             4:3 yayın                                                                         16:9 yayın

          

 

Panel televizyonlarla tüplüler arasındaki diğer farklar?

En büyük fark çözünürlükte, bunu yukarıda anlattım ayrıca aşağıdaki farkları da sıralayabiliriz:

gösterir:

 - Eşit parlaklık: Panel Tv’lerde tüplü televizyonların aksine görüntü parlaklığı ekranın her yerinde eşittir. Tüplü televizyonlarda ise projeksiyon yöntemi (yansıtma yöntemi) kullanıldığından, parlaklık, ekranın orta kısmında yoğun, kenarlarında azdır. Bu durum renklerin kenarlarda cansızlaşmasına yol açar.

 - Düz ekran: Panel Tv’lerde ekran televizyonun her yerinde düzdür. Tüplü televizyonlarda ise ekranın bombeli oluşu izleme kalitesini etkilediği gibi özellikle kenarlarda zamanla renk problemlerine de yol açar.

 - Geniş ekran: Televizyonun sinema perdesine yakın bir görüntü vermesini sağlar.

 - İncelik: Panel ekranlar normal Tv’lerin 7’de 1’i kalınlığındadır.

 - Ağırlık: Panel ekranlar, normal Tv’lerin ortalama 6’da 1’i ağırlığındadır.

 - Manyetik alan: Panel ekranlar bir bilgisayar gibi çalıştığı için manyetik alan kullanmazlar. Böylece göz yorgunluğu ve göz bozukluğu yapmaz.

 - Görüş açısı: Normal Tv’ler 120 derece civarında görüş açısına sahipken, panel ekranlar 178 dereceye varan izleme açısına sahiptir.

 

 

Plazma televizyon nedir?

Elektrik verildiğinde ışık yayan gaz dolu hücrelerden oluşan bir çeşit panel televizyondur. Yapısında neon ve xenon gazlarının bulunduğu binlerce odacık bulunur. Bu odacıklardan geçen elektrik akımı yeşil mavi ve kırmızı (RGB) renk tonlarıyla görüntü oluşturur.

 

Görüntülerin arkasında gölgelenme oluşur mu?

Plazmada gelen sinyalleri ekrana aktarma süresi (tepki süresi) LCD’lere göre daha kısadır. Hareketli görüntülerin arkasında gölgelenme olmaz. Yüksek ekranlarda performanslı görüntü verebilir. 120 inç konsepti hazırdır.

 

Güneş ışığı alan bir odada kullanılsa, parlama yapar mı?

Plazma televizyonlar, parlak ışıklı ortamlarda kullanıma pek elverişli değildir.

Ön panelde cam kullanıldığından tüplü tv gibi yansıma yapar ama LCD'ler yapmaz. Bazı modellerde ön kısımda kullanılan özel filtre sayesinde bu durum oluşmaz.

 

Görüş açısı ne derece önemlidir?

Panel televizyonun görüş açısı, onun sağdan, soldan, üstten ve alttan kaç derece açıyla izlenebildiğini ifade eder. Plazmalar 170 dereceye kadar görüntü kalitesinden bir şey kaybetmez.

 

 

LCD TV nedir?

Bir çeşit panel televizyondur. İki panel arasında bulunan likit kristal maddesinden oluşan ekran oldukça incedir. Arka kısmındaki beyaz floresan ışığının ön tabaka sayesinde kırılmasıyla görüntü verir. Televizyonlardan bilgisayar ekranlarına, dijital saatlerden cep telefonlarına birçok cihazın ekranında bu teknolojiden faydalanılmaktadır. Günümüzdeki LCD’ler TFT LCD’dir. (Thin Film Transistor)

 

LCD televizyon bilgisayar monitörü olarak kullanılır mı?

LCD televizyonların hemen hepsi bilgisayar monitörü olarak kullanılmaya elverişlidir. Bunun için televizyonda çeşitli girişler mevcuttur.

 

Ekonomik midir?

LCD televizyonlar plazmalara göre daha az enerji tüketirler. Ayrıca plazmalara göre biraz daha uzun ömürlüdürler. LCD’lerin ömrünü belirleyen arka lambalar 60 bin saate kadar dayanabilir ve değiştirilebilirler. Plazma ekranların son jenerasyonları da 60 bin saati taahhüt etmeye başlamıştır.

 

 

Parlaklık Oranı (Ör: 500 cd/m²)    : Düz ekran televizyonun parlaklığını ifade eder. rakam ne kadar yüksekse görüntü o kadar parlak ve doygun görünür.

Kontrast Oranı (Ör: 1000:1)         : Kontrast, görüntüdeki siyah-beyaz farkına verilen isimdir. Mesela, 1000:1, beyazın siyaha göre 1000 kat daha aydınlık olduğunu anlatır.

Dvb-T                                        : Dijital Karasal Yayın alıcısı anlamına gelir. Yakın gelecekte, televizyon yayınlarını, kablo tv veya belediye antenlerinden değil, daha büyük ve uydu kalitesinde belki de daha kaliteli yayın ileten anten kulelerinden alacağız. Ama bunun için evimizde bu kulelerden gelen yayını alacak bir receivera ihtiyacımız olacak. Normal, televizyonun üzerindeki basit bir anteni bağlayabileceğimiz bir reciever. Ancak, eğer bir televizyonda bu yayınları alma özelliği varsa, bizim de hariçten bu alıcıdan almamıza gerek kalmayacak. Şu an bir çok Avrupa ülkesinde insanlar bu şekilde tv izlemektedir. Türkiye'de de nisan 2007'de bunun temelleri atılarak Anten A.Ş. kurulmuştur. Son çıkan tv'lerin bir çoğunda da DVB-T alıcı özelliği bulunmaktadır (Sony LCD Tvler'nin tamamında)

 

Projeksiyon Tv’ler

Projeksiyon Tv’ler panellerden daha kalın ama tüplülerden daha ince, ekran boyutları ise 103-127 cm arası sinema mantığına göre çalışan yani görüntünün ön yüzeydeki cama yansıtılması prensibiyle çalışan televizyondur. Hani lig tv2den maçları veren kahvehaneler cafeler gibi yerlerdeki dev televizyonlar çoğunlukla projeksiyon tv’dir. Projeksiyon TV'ler en büyük ekran boyutlarını en ucuza sunan seçenektirler. Ekran alanı başına en düşük maliyet projeksiyon tv'lerinkidir. Fosfor temelli bir teknolojiye sahip olmadıkları için, aynı rengin aynı noktada uzun süre kalmasının yaratacağı (plazmalardaki gibi) problemler bu ekranlarda görülmez.

 

Bunlar eskiden köşeleri karanlık gösteriyor, yandan izlenmiyor, lambaları çabuk bitiyor diye tercih edilmezdi. Ancak şu anki teknoloji bu sorunları ortadan kaldırdı. Özellikle Sony’nin geliştirdiği 3Lcd Projeksiyon Tv’ler şu anda tüplü-lcd-plazma-projeksiyon tv’ler içinde çok iyi görüntü kalitesiyle ön plana çıkmaktadır. Samsung’un projeksiyonları da bu konuda yine ileri seviyededir.

Özellikle 100 hertz tercih edilirse üstün görüntü kalitesi sunarlar.

                                                          

 

Televizyonunuzun Girişleri

Televizyonunuzundan daha iyi faydalanmak için cihazın kablo giriş ve çıkışlarını tanıyın. Girişler en yüksekten, en düşük görüntü kalitesine gore sıralanır.

HDMI : Yüksek çözünürlüklü (HD) görüntü ve ses yollayan cihazların bağlandığı yuva ve kabloya verilen isimdir. Gelecekte standart olarak kullanılacak skart bağlantısıdır.

DVI : LCD televizyonların hemen hepsinde bulunur. Genelde televizyonu bilgisayar, DVD oynatıcı gibi cihazlara bağlamak için kullanılır. Yüksek kaliteli dijital video sinyallerini taşır. Görüntü aktarmada kullanılır.

Komponent : Yüksek kalitede video bağlantısıdır. Renk tonlarını ayrı ayrı taşıdığı için HD frekansları dahi taşıyabilir.

S-Video : Orta kalitede bir video bağlantısıdır. Skart bağlantısı da S-Video için kullanılabilir.

Skart : DVD oynatıcılardan oyun konsollarına birçok cihaz skart yuvasından televizyona bağlanır. Ses ve görüntü taşır. Kalite sırasıyla RGB, S-Video ve kompozit standartlarında görüntü ve analog ses taşıyabilir. Önemli ipucu: Digiturk ve dijital çıkışı olmayan diğer cihazlarınızı, TV’nizin RGB sinyali kabul eden skart konnektörüne, ayrıca satın alacağınız  21 pini bağlı (fully connected) bir skart kablo ile bağlarsanız standart kabloya göre çok daha iyi sonuç elde edersiniz. Standart kablolar kompozit görüntü (standart video görüntüsü) taşır.

AV : Açılımı ses ve videodur. Televizyona diğer cihazlardan düşük kalitede ses ve görüntü taşır. Diğer bir ismi kompozit giriştir. Kırmızı, beyaz ve sarı olarak çoğu cihazda bulunur.

Ses : Genelde kırmızı ve beyaz renkte yuvarlak girişlerdir. Televizyonu amfi, hoparlör gibi cihazlara bağlarken kullanılır. Ses taşır.

 

 

Hangi TV alınmalı?

Eğer HD yayınların 6-7 sene sonra geleceğini varsayıp o zamana kadar bari şu anki yayınları iyi göstersin istiyorsak,

bunun için 3 tane önemli faktör var:

 

  1. Çözünürlük
  2. Kontrast ve parlaklık oranları
  3. Görüntü yenileme süresi (Hz)
  4. Tepkime süresi 

 

1. Çözünürlük

Yukarıda biraz bahsettim ama detayları burada görebiliriz.

Şu anki normal yayınlara SD yayın deniliyor, bu yayınlar için yüksek çözünürlük günümüzde hiç bir avantaj getirmemekte aksine dezavantaj yaratmaktadır.

Şu an dışarıdaki normal belediye vericisinden gelen yayın olsun, uydu yayını, kablo yayını olsun, dijital uydu platformlarının yayınları (Digiturk, D-smart) olsun, hepsi Pal sisteminden 720x576 çözünürlük desteğiyle yayın yapıyor. (Bu format Amerika'da NTSC için 720x480'dir).
 

HD yayın formayı geldiğinde ise iki boyutta yayın yapılabilecek ya 1366x768 ya da 1920x1080 çözünürlükte. Türkiye 1366*768 çözünürlüklü yayını kabul ediyor. Digiturk bu formattan yayın yapmaya başladı (Lig tv) ve diğer bir uydudan deneme yayınına başlayan Kanal D yine bu çözünürlükten yayın yapıyor. Ayrıca şu an piyasada satılan LCD’ler 1366*768 çözünürlük özelliğinde, çok az kısmı yeni yeni Full HD denilen 1920*1080 çözünürlüklü satılmaya başlandı. Bu durumda, full hd formatı sadece, Sony'nin dvd'ye rakip olarak çıkardığı ama full hd olduğundan daha kaliteli görüntü veren full hd destekli blue-ray oynatıcılar kullanılacaksa ve bir de full hd destekli olan Play Station 3 oynanacaksa önem kazanır yoksa HD yayınlarda önemi yok. Dolayısıyla, çoğunlukla blue-ray film izlenmeyecek ve PS3 oynanmayacaksa 1920*1080 çözünürlükte tv almaya gerek yok.

 

Günümüzde, mesela en fazla tercih edilen ebat 32" yani 82 ekran tvyi ele alırsak, LCD tvler 1366*768 (HD TV) veya 1920*1080 (Full HD) çözünürlüğü, plazmalar ise 1024*720 veya 1024*768 çözünürlüğü destekler.   
Şimdi, uydudan/kablodan yayın izleyeceğimizi varsayarsak; alacağımız tv plazma da olsa LCD de olsa alınan yayın tv tarafından upscale edilecek tv2nin çözünürlüğüne göre yeniden ebatlandırılıp ekrana verilecektir, yani 4:3 format olan 720*576 veya 640*480 çözünürlükten yukarı doğru, plazma ise 1024*720'ye LCD ise 1366*768'e yeniden ebatlandırılacaktır (upsclae).. İşte, plazmaların çözünürlüğü LCD'ye göre daha az olduğundan, şu anki yayına daha yakın çözünürlükte olduğundan, daha az upscale yapılmış olacak ve LCD tv'ye göre görüntü daha az deforme edilmiş olacaktır.. Televizyonun çözünürlüğü, görüntüyü aldığınız kaynağın çözünürlüğüne ne kadar yakınsa o kadar az deformasyon olacaktır.

 

Eğer alacağınız tvyi HD formatına göre seçecekseniz, belirleyici durum yapılacak yayın formatı olacaktır. Yayın eğer 1366x768 olacaksa bu çözünürlükteki bir LCD herhangi bir upscale/ölçeklendirme/yeniden ebatlandırma/uyarlama işlemi yapmadan 1:1 ekranda en iyi görüntüyü verir. Bu durumda plazmalar bu çözünürlüğü downscale edecek yani aşağı doğru ölçeklendirecek ve teknik olarak detay kaybı olacaktır. Teknik olarak diyorum çünkü şu an HD yayın olmadığından ne kadar görüntü kaybına uğrar, göz bunun ne kadarını algılar kıyas yapma imkanı yok.

 

2. Kontrast oranı plazmalarda lcd tv'lere göre 9 kata kadar, parlaklık oranı ise plazmalarda lcd tv'lere göre 3 kat daha iyi. Böyle olunca renkler gerçeğe daha yakın, siyahlar gri değil siyaha daha yakın ve siyah bölgelerdeki ayrıntılar daha belirgin olmakta.

Kontrast oranlarında katalog değerlerine aldanmamak lazım çünkü endüstriyel olarak belirli bir standart yok, her firma kendi ölçüm tekniğiyle ölçtüğü değerleri kataloğa yazıyor. Mesela şu an LCD’lerde ölçülebilen en yüksek kontrast oranı 1800:1 iken bir çok firma dinamik kontrast diye bir terim çıkardı ve 5000:1 gibi ifadeler yazıyor ama bunun dinamik kontrast olduğunu belirtmiyorlar, halbuki dinamik kontrastı 5000:1 olan tv’nin gerçek kontrastı 1200-1400:1’dir bu oran plazmalarda gerçek kontrast olarak 15000:1’e kadar çıkıyor. Parlaklık ise lcd’lerde 500 cd/m2 iken plazmalarda 1500 cd/m2’ye kadar çıkıyor.  

 

 

LCD’lerde görüntü işleme teknolojisi nedeniyle renkler daha canlı olabilir, size öyle bir görüntü sunar ki çıkan renkleri doğada arasanız bulamazsınız, çünkü renkler abartılıdır, işte bu yanılgıya neden olabilir, bir lcd çok canlı renk verebilir ama bu doğal olmaz ve kontrastları plazmaya göre daha düşüktür. Yani plazma ve LCD arasındaki en önemli fark doğal renkler/yüksek kontrast  X  canlı renkler/düşük kontrasttır. 

Lcd tv'de renkler daha canlı olduğundan cisimlerin detaylarını daha belirgin göstermesi normaldir, ancak plazmalar ise siyahları daha siyah gerileri daha gerçek gri gösterdiğinden bu fark da çok fazla hissedilmez. Yine de lcd'ye göre plazma tv'lerde, sanki ekranda film kaplıymış gibi hafif bir fluluk gözlenir.

 

3. Hertz (hz) nedir?

Hertz, bir görüntünün 1 saniyede ekrandaki yinelenme sayısıdır. Normal tüplü televizyonlar 50 hz’dir, lcd monitör ve tv’ler ise 50-75 hz, şimdi lcd tv’lerin 100 hertz’leri de çıktı. Bu nedenle 2 kat hıza sahip 100 hz tv’ler gözü yormaz ama 50 hz tv’ler yorar, sanki titriyormuş gibi bir görüntü hissi verir.

50 Hz tv'lerde ekranda görülen bir görüntü karesi aslında 2 yarım görüntünün üst üste oturması ile ortaya çıkar. Bilindiği gibi ekrandaki görüntü satır satır tarama ile oluşur. Görüntüyü oluşturan satırların önce tek numaralı olanları (1,3,5,7 v.s) birinci karede sonra da çift numaralı satırları ikinci karede taranır. Bu iki yarım taramalı ekran yeterince hızlı değiştiği için ve ekranın fosforlu özelliğinden dolayı sanki tek kare imiş gibi görünür. Buna "interlaced" görüntü denir. 50 Hz tv'lerde iki yarım karenin geçişi her ne kadar hızlı da olsa özellikle ekran boyutları büyüdüğünde geçişler izleyici tarafından titreşim gibi algılanır. Ekran boyutları küçükken 50 Hz tv'lerde ekrandaki titreşim çok rahatsız edici değilken 70 ekran üzerindeki boyutlarda belirginleşir ve 80 ekran üzerinde de rahatsız edici olmaya başlar (göz sağlığı açısından da zararlı). 100 Hz'lik tv'lerde ekrandaki görüntü tek seferde taranarak oluşturulduğu için ekranın titremesi söz konusu değildir. Ekran boyutunun 80 ekran üzerinde olduğu durumlarda tv'nin 100 Hz. olması seyir kalitesini artırır ve gözleri rahatsız etmez.

 

4. Tepkime süresi plazmalarda 3 ms ve altında iken, lcd'lerde günümüzde ortalama 8 ms. 6 ve 4 ms olanlar da var ama bunlar bir iki modelde mevcut ve çok pahalılar. Bu nedir, mesela çok dikkatli izleyiciler şu an bile bazı lcd tv’lerde sporcunun veya topun hızla giderken arkasında anlık bir iz bıraktığını fark edebiliyorlar. İşte bu iz plazmada belli olmaz.

Yalnız plazmalarda başka bir iz sorunu var ki bu da şudur; ekranın bir yerinde uzun süreli aynı şeyi izlemekten kaynaklanan bir görüntü, iz yapabilir. Mesela saatler boyu bir kanalı izlersek o kanalın köşedeki logosu kanal değişsek bile geçici bir süre o köşede bir gölge gibi kalabilir. Veya plazmada oyun oynuyorsak mesela ralli, bir köşede sürekli bekleyen kilometre göstergesi, oyunu kapatsak bile o kısımda gölgesini bırakabilir. Bu da son teknolojilerle aşılmaya başlanılan bir plazma tv sorunudur.  

 

Hangisi alınmalı? 

Eğer bir televizyona ihtiyacınız varsa, bekleyemiyorsanız (almaya mecbur değilseniz almayın, 2 sene daha bekleyin), HD yayınların Türkiye’ye

4-5 yıl sonra tam anlamıyla geleceğini varsayarsak, HD yayın gelene kadar şu anki normal yayınları (tüplü tv kadar iyi olmasa da) düzgün izleyeyim diyorsanız, dvd izleyeceğim diyorsanız plazma alın, mümkünse 100 HZ bir plazma olsun (Ör: Panasonic 42PV70F 106 cm). Plazma tv'deki en küçük boy 37"tir (94 cm). (Bu ebatta zaten tek model var, Panasonic 37PV70F), eğer daha küçük boy alacaksanız zaten plazma yok lcd alacaksınız.

 

Eğer, normal yayınları az izleyeceğim, genelde oyun oynayacağım, oyun konsolu bağlayacağım, bilgisayar monitörü olarak kullanacağım, blu-ray veya hd dvd izleyeceğim diyorsanız o zaman lcd tv almalısınız.  

 

Sonuç olarak, marka marka işlemci teknolojilerinin de farklı olduğunu düşünür ve bunların da görüntü kalitesinde bariz farklar yaratabileceğini kabul ettiğimizde plazma daha iyidir yada LCD daha iyidir gibi tam bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. İmkanınız varsa plazma ve LCD’yi hem SD yayında hem de HD DVD’de yan yana koydurup izleyip karar vermek en doğru olanıdır.

Bu durumda göz zevki en doğru kararı verecektir.

 

Görüntü düzeltme teknolojileri her markada var. Buna Samsung, DNIe diyor; Sony, Bravia ismini veriyor; Panasonic, Viera diyor; LG, XD engine diyor; Philips, Pixel Plus diyor..

Ayrıca bunların dışında 3D Combo filter gibi, alt pixel kontrolü gibi, backlight kontrolü gibi, IPS panel gibi, progressive scan gibi değişik isimlerde birçok değişik özelliği barındıran televizyonlar da var. İşte bu özellikler şu anki yayınları mümkün olan en net şekilde, en az deformasyonla izleyebilmemizi sağlar. Tabi bir önemli nokta, geniş ekran tv bile alsanız HD yayın gelene kadar şu anki yayınları 4:3 formatında izlemek lazım. Yoksa insanları şişman, Murat 124'ü de limuzin gibi görürüz.

                                                                                         

 

Tüm bunlara ilaveten,

büyük ekran ve yüksek teknoloji tv almaktaki amaç kaliteli bir görüntü elde etmek olduğuna göre tv alacakların görüntü kalitesini belirleyen bir unsura daha dikkat etmeleri lazım: Kaliteli bir görüntü almak için tüm ekipmanınızın da kaliteli olması gerekir. 

 

Yani sadece tv almakla olay bitmiyor, tv'ye yayının nereden geldiği ve bağlantılarının nasıl olduğu da çok önemli. Eğer panel tv alır, buna da çatı anteni bağlarsanız hayal kırıklığına uğrarsınız. Ama dijital bir uydu bağlarsanız şu an için alabileceğiniz en iyi görüntüyü alırsınız. Yani sıralama yaparsak, şu an için en kötüden en iyiye doğru: çatı anteni, kablo tv, analog uydu, dijital uydu.

Eğer HD yayın gelirse bunları izlemek için HD yayın alıcısına da sahip olmanız gerekiyor. Bu yayını uydudan almak için HD Uydu alıcısı, belediye verici kulelerinden alacaksanız dijital karasal yayın alıcısı almanız lazım, tabi bunlar 5-6 sene sonraki işler.

 

Bağlantılar:      

Digital component video girişi (DVI) veya analog komponent video girişleri (RGB, Y, Pb, Pr) bir tv'de olmazsa olmazdır. Tv, ne kadar kaliteli olursa olsun ona hangi kalitede görüntü girişi yapılacaksa alınacak görüntü kalitesinin o kadar değişeceği bir gerçektir. Örnek vermek gerekirse composit video bağlantısı (sarı kablo) ile component video bağlantısı arasında ~%30, normal scart kablo ile altın uçlu scart kablo bağlantısı arasında ~%20 görüntü kalitesi fark eder. En iyi bağlantı şekli HDMI bağlantıdır, yine HD yayınlar geldiğinde bu bağlantı türüyle bağlamanız gerekir. Şu an altın uçlu iyi bir scart kablo kaliteli görüntü almanız konusunda işinizi görür.

 

Hoşçakalın,

M.Fatih Aslan

Ekim 2006

Güncelleme: Şubat 2008